BSHA / – İzmir Aurora Nautical Kurucusu Umur Onat, tekne satın alırken yalnızca fiyat ve tasarımın değil; üreticinin yasal durumu, üretim koşulları, kullanılan malzemeler, garanti kapsamı ve satış sonrası hizmetlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tekne sektöründe kayıtlı, izlenebilir ve kurumsal üretimin önemine dikkat çeken Aurora Nautical Kurucusu Umur Onat, tüketicilerin tekne satın alma sürecinde üretici seçimini yalnızca fiyat üzerinden yapmaması gerektiğini belirtti.
Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim tesisinde faaliyet gösteren Aurora Nautical’ın kurucusu Onat, tekne satın almanın uzun vadeli bir karar olduğunu ifade ederek, üreticinin kurumsal yapısının ve satış sonrasında ulaşılabilir olmasının en az teknenin tasarımı kadar önemli olduğunu söyledi.
Sektörde kayıt dışı veya üretim süreci yeterince şeffaf olmayan işletmelerle karşılaşılabildiğine işaret eden Onat, bu durumun tüketiciler açısından teslimat, garanti, malzeme kalitesi ve satış sonrası destek gibi alanlarda risk oluşturabileceğini dile getirdi.
Onat, “Tekne satın alırken insanlar doğal olarak önce tasarıma ve fiyata bakıyor. Ancak teknenin kim tarafından, nerede ve hangi şartlarda üretildiği çok daha önemli. Üretici firmanın yasal ve ticari durumu, üretim tesisi, sözleşmesi, faturalandırması ve satış sonrasında müşteriye nasıl destek vereceği mutlaka araştırılmalı. Çünkü tekne yalnızca satın alınan bir ürün değil, insan hayatını doğrudan etkileyen bir deniz aracıdır” dedi.

Kurumsal üretim güven ilişkisini güçlendiriyor
Aurora Nautical’ın üretim faaliyetlerini Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki belirli ve ulaşılabilir bir tesiste sürdürdüğünü anlatan Onat, müşterilerin üretimin gerçekleştirildiği alanı görebilmesinin güven açısından önemli olduğunu belirtti. Kurumsal bir üretim yapısının yalnızca şirketin yasal olarak faaliyet göstermesi anlamına gelmediğini vurgulayan Onat, üretim sürecinin planlanması, kullanılan malzemelerin kayıt altına alınması, teslim tarihlerinin yazılı hâle getirilmesi ve satış sonrası sorumlulukların açıkça belirlenmesinin de bu yapının bir parçası olduğunu ifade etti. Onat, şöyle konuştu: “Tekne sahibinin karşısında ulaşabileceği gerçek bir işletme ve üretim tesisi bulunmalı. Müşteri, teknesinin nerede üretildiğini görebilmeli, süreç hakkında bilgi alabilmeli ve teslimden sonra da muhatap bulabilmeli. Biz güveni yalnızca sözle değil, şeffaf ve sürdürülebilir bir üretim yapısıyla oluşturmak gerektiğine inanıyoruz.”
Tekne satın alırken yalnızca fiyata bakılmamalı
Tekne almayı planlayanların üretici firmanın ticari kayıtlarını ve üretim koşullarını incelemesi gerektiğini belirten Onat, satın alma sürecinin yazılı sözleşme ve fatura ile yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Kullanılacak malzemelerin, donanım seçeneklerinin, teslim tarihinin, garanti kapsamının ve satış sonrası hizmetlerin sözleşmede açıkça belirtilmesi gerektiğini söyleyen Onat, teknenin niteliğine göre gerekli uygunluk ve belgelendirme süreçlerinin de kontrol edilmesini önerdi. Onat, tüketicilerin satın alma kararı vermeden önce şu sorulara cevap araması gerektiğini kaydetti: “Üretici yasal ve ulaşılabilir bir işletme mi? Tekne nerede üretiliyor? Kullanılacak malzemeler açıkça belirtiliyor mu? Teslim tarihi yazılı olarak taahhüt ediliyor mu? Fatura ve sözleşme düzenleniyor mu? Garanti kapsamı nedir? Teslimden sonra teknik destek alınabilecek mi? Bu soruların cevapları, fiyat karşılaştırmasından daha belirleyici olabilir.”
Tasarım kadar üretim disiplini de önemli
Bir teknenin yalnızca dış görünüşü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Onat, gövde yapısı, malzeme seçimi, işçilik, denge ve kullanım amacına uygunluk gibi konuların güvenli denizcilik açısından belirleyici olduğunu söyledi. Her teknenin kullanılacağı deniz koşullarına ve sahibinin beklentilerine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Onat, “Görsel olarak etkileyici bir tekne üretmek tek başına yeterli değil. Gövde yapısından ağırlık dağılımına, malzeme kalitesinden işçiliğe kadar bütün detayların bir üretim disiplini içerisinde ele alınması gerekiyor. Tasarım, mühendislik ve kullanıcı deneyimi birlikte düşünülmeli” dedi.
Yerli ve kişiselleştirilebilir tekne üretimi
Aurora Nautical’ın 4,95 metre ve 9 metre sınıfındaki tekne modelleri üzerinde çalıştığını belirten Umur Onat, teknelerin kullanım amacı ve müşterilerin beklentileri doğrultusunda farklı donanım ve yerleşim seçenekleriyle şekillendirilebildiğini ifade etti. Balıkçılık, günübirlik kullanım, gezi ve farklı denizcilik ihtiyaçlarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Onat, her kullanıcıya aynı tekneyi sunmak yerine kullanım alışkanlıklarına uygun çözümler geliştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Onat, yerli üretimin müşteriye üretim sürecine daha yakından katılma ve ihtiyaçlarını doğrudan üreticiye aktarabilme imkânı sunduğunu belirtti.
Satış, tekne teslim edildiğinde sona ermiyor”
Tekne üretiminde satış sonrası hizmetlerin önemli bir güven unsuru olduğunu vurgulayan Onat, bakım, parça, teknik destek ve kullanıcı bilgilendirmesinin teslim sürecinin devamı olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Üreticinin müşteriye tekneyi teslim ettikten sonra da ulaşılabilir olması gerektiğini kaydeden Onat, sözlerini şöyle tamamladı:
“Amacımız yalnızca tekne üretmek ve satmak değil; insanların güvenle denize açılabilecekleri, arkasında ulaşılabilir bir üretici bulunan tekneler ortaya çıkarmak. Bir tekne, teslim edildiği gün üreticiyle ilişkisi sona eren sıradan bir ürün değildir. Güven, üretim öncesinde başlar ve tekne denizde olduğu sürece devam eder.”

