Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MESEM, Çocuk İşçiliğidir. Çocuklar İşçi Değildir!

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Mesleki Eğitim Merkezi programı hakkında önemli bir açıklama yaptı.

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Mesleki Eğitim Merkezi programı hakkında önemli

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, “MESEM adı altında yürütülen çocuk işçiliğine derhal son verilmelidir” denildi.

Mahir Buğra Çocukların Nasıl Ölüme Sürüklendiğinin Acı Göstergesi

Açıklamada şu ifadelere yer verildi, “Ülkemizde çocukların beslenme, eğitim ve en temel hakkı olan yaşam hakkı ağır bir saldırı altındadır. Milli Eğitim Bakanlığı eliyle yürütülen Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programı, uygulama eğitim projesi olmaktan çıkmış, yoksul halk çocuklarının sermayeye “bedava işgücü” olarak sunulduğu, çocukların canı pahasına işleyen bir çark haline gelmiştir. En son; İskenderun’da 15 yaşındaki MESEM öğrencisi Mahir Buğra Karagün’ün bir gıda işletmesinde 1 Mayıs günü elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesi, bu düzenin çocukları nasıl ölüme sürüklediğinin bir kez daha acı göstergesi olmuştur.

BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne Göre 18 Yaş Altındaki Herkes Çocuktur

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaş altındaki herkes çocuktur. Ancak Türkiye’de çocuklar, “öğrenci” adı altında en tehlikeli işlerde çalıştırılmaktadır. Çalışma yaşamına ilişkin bireysel ilişkileri düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu’nda; 14 yaşını bitirmiş 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış kişi çocuk işçi, 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını tamamlamamış kişi de genç işçi olarak tanımlanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’na dayanılarak çıkartılan Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte, çocuk ve genç işçilerin çalıştırılabilecekleri işler belirtilmiştir. Bu işlerin tamamı hafif işlerdir. Oysa çocuklar MESEM kapsamında çok tehlikeli işlerde çalıştırılmaktadırlar. MESEM çıraklık eğitimi değil, çocukların her türlü işte doğrudan çalıştırılmasıdır, çocuk işçiliğidir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre; sadece 2025 yılında doğrudan MESEM kapsamında çalışırken öldüğü tespit edilen 6 çocuk bulunmaktadır. MESEM programının yoğunlaştığı Eylül 2023’ten Ocak 2026’ya kadar tespit edilebilen ve doğrudan MESEM ile ilişkilendirilen çocuk ölümü sayısı en az 18’dir. Bu tablo, bir sistematik sömürüyü ve ihmali ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 2 milyon çocuk bu sistemin içindedir. Bu, tekil bir sorun değil, toplumsal bir krizdir.

Veriler gösteriyor ki; MESEM’de çocukları, gençleri hayata hazırlayan temel bilgiler, bilim, beceri, duyarlılık ve yeterliliklerin geliştirilmesinden söz etmek mümkün değildir.

Ayrıca sorun yalnızca çalışma koşullarıyla da sınırlı değildir. Bugün Türkiye’de milyonlarca aile çocuklarının beslenme çantasını dolduramamakta, okullarda ücretsiz ve nitelikli beslenme hakkı sağlanmadığı için çocuklar açlıkla karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle birçok aile çocuklarını okuldan almakta, onları çalışmaya yönlendirmektedir.

MESEM, sadece ucuz işgücü yaratmak için değil, aynı zamanda eğitimden koparılan çocukların yarattığı bu sosyal zafiyeti “yönetmek” için de kullanılmaktadır. Devlet, çocukları koruyamadığı yerde onları çalıştırmayı tercih etmektedir. Oysa çocukların yeri işyerleri değil okullardır. Aç bırakılan, eğitimsiz bırakılan ve çalıştırılan bir kuşak yaratılmaktadır. Bu bir ihmal değil, bir tercihtir. Bu bir eksiklik değil, bir politikadır.

Çocukların ücretlerinin bir kısmına el konulduğunu, mobbinge maruz kaldıklarını, uzun saatler çalıştırıldıklarını ve işçi sağlığı güvenliği önlemleri olmadan, gözetimsiz bir şekilde her türlü tehlikeli işlerde çalıştırıldıklarını basın-yayın organlarında yer alan haberler bizlere göstermektedir. Bu koşullarda yaşanan ölümler “kader” değildir. Bu ölümler iş cinayetidir.

MESEM Uygulamasına Derhal Son Verilmeli

Ölümlerin önlenmesi için, çocukların fiziksel, sosyal, zihinsel ve psikolojik açıdan gelişebilmeleri için MESEM adı altında yürütülen çocuk işçiliğine derhal son verilmelidir. Okullarda tüm çocuklara ücretsiz, sağlıklı en az bir öğün yemek ve temiz su sağlanmalıdır.

Yoksul ailelerin çocuklarına eğitimden kopmamaları için karşılıksız burs ve sosyal destek verilmelidir.

Yaşanan tüm çocuk iş cinayetleri bağımsız biçimde soruşturulmalı, sorumlular yargılanmalıdır.

Çocuk işçiliği ile mücadelede sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri sürece dahil edilmelidir.

Bir kez daha söylüyoruz:

MESEM çıraklık eğitimi değildir. MESEM, sermayeye ucuz ve güvencesiz işgücü sağlamanın aracıdır. MESEM, çocuk işçiliğidir. Çocuklar işçi değildir. Çocukların yaşam hakkını, eğitim hakkını ve sağlıklı beslenme hakkını savunmaya devam edeceğiz. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)